|
||||||||||||||||||||
|
ANASAYFA | AYIPLI MALDA TÜKETICININ
TERCIH HAKKI | AYIPLI KONUTTA TÜKETICI
HAKLARI | İŞÇİ
HAKLARI | HABERLER | İLETİŞİM |
|
|
Av.Yusuf AYIK (23321)
1973 yılında Mersin’de doğdu.
Mersin Atatürk Lisesini bitirdikten sonra 1998 Haziran ayında İstanbul
Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 30 Eylül 1999 yılından bu yana
İstanbul Barosu üyesi olarak Şişli’deki bürosunda Serbest Avukatlık
yapmaktadır. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında siyasi ve sosyal görevlerini
sürdürmektedir. Marka ve Patent Vekilliği Belgesi sahibidir. Evli ve bir
çocuk babasıdır.
E-Posta:avukat@yusufayik.av.tr
MAKALELER:
|
HUKUK DEVLETİ İÇİN KAMUOYUNA DUYURU
“Çağdaş ceza yargılamasında sanıktan delile gidilemez.
Bu yanlış uygulama 1992 reformu ile ortadan kaldırılmıştır. Bunun yeniden yaratılmasını
bir hukuk devletinde kabul etmek mümkün değildir. Önce “olağan bir şüpheli”
bulup, sonra onun aleyhine delil arayan uygulama bir hukuk devletinde
olamaz. “ “Bireylerin savunma hakkı kısıtlandığı takdirde Hukuk
Devleti giderilmesi olanaksız biçimde zarar görür.” “Cumhuriyet savcısı ve onun emrinde görev yapan kolluk,
şüpheli ve sanıkların lehindeki delilleri de toplamak ve savunma hakkını
korumakla yükümlüdür”. “Gözaltına alınan kişiler, insan onurunu zedeleyen
koşullara ve davranışlara tabi tutulamaz, aç, susuz ve uykusuz bırakılamaz.
Aksi takdirde anayasal güvenceden söz edilemez. “ “Poliste veya jandarmada susma hakkını kullanan kişiler,
derhal Cumhuriyet Savcısının huzuruna çıkarılmak zorundadır. Susma hakkını
kullanan bir kişinin gözaltı süresinin uzatılması eşyanın tabiatına
aykırıdır. Aksine bir davranış, keyfi muamele ve kişi hürriyetini ihlal
suçunu oluşturur. “ “Anayasal bir hak olan susma hakkı, şüpheli veya sanık aleyhine yorumlanamaz. “Devamı İstanbul Barosu Sitesinde » |
|
|
AYIPLI MALDA
TÜKETİCİ HAKLARI: Tüketici
malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasının
iade hakkını ve yine isterse tamir hakkını kullanmakta serbesttir. Bu konuda tercih hakkı sahibi
kişi tüketicidir. (TKHK m.4) Makalenin
Devamı » |
|
|
AYIPLI KONUTTA TÜKETİCİ HAKLARI: Burada hemen belirtilmelidir ki tüketici,
ticari dağıtım zincirinin nihai halkasını oluşturur; ekonominin nihai
hedefi olan tüketicinin, satıcı karşısında daha etkin olarak korunması
gereği, tüketici hukukunun temel düşüncesini oluşturmaktadır. Bu noktada
tüketici, üretilip piyasaya sürülen ve üretim sürecinin hiçbir aşamasında
bilgi sahibi olmadığı ürün veya sunulan hizmeti satın aldığı bir ilişkide
doğal olarak zayıf durumdadır. Makalenin
Devamı » |
“VILLA SAHIBI IADE DAVASI AÇABILIR”
Sitenin projesinde havuz varsa ve
daha sonra havuz yapılmazsa, bu ayıplı mal kapsamına girer. Bu durumda
siteden ev alanlar ayıplı malın iadesi talebiyle dava açabilir. Bu talep
iki şekilde olabilir. Satın alınan evin iadesi talep edilebilir ya da ayıp
oranında bedel indirimi söz konusu olabilir. Ancak genelde ev iadesi olmaz,
bedel indirimi talep edilir. Bir ev, sitede havuz olacak taahhütüyle
satılmış, ancak daha sonra havuz yapılmamışsa, evi alan kişi bedel indirimi
talep edebilir. Devamı Milliyet.com.tr’de » |
|
İŞ AKDİ SONRA
ERDİRİLEN İŞÇİNİN HAKLARI NELERDİR? İş akdi işveren tarafından haksız olarak sona
erdirilen işçilerin hakları nelerdir? Nerelere başvurmalı ve ne türlü bir
yöntem izlemelidirler? İş akdi işveren tarafından sona erdirilen işçi
genellikle bu durumun yarattığı korkunç moral bozukluğu ile ne yapacağını
bilememektedir. İşverenler ise konumunun verdiği rahatlık ile hareket
etmektedir. Makalenin Devamı
>> AYIPLI MAL DAVALARI İLE İLGİLİ YEREL
MAHKEME KARARLARI İSTANBUL 4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ Gerekçeli Karar Mahkememizde görülmekte bulunan
ayıplı mal davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, Gereği düşünüldü:
Davacı vekili 05.05.2009 tarihli
dilekçesi ile; davacının 12.06.2007 tarihinde davalılardan …… Tic. Aş den
satın aldığı yetkili serviste onarım gördüğü, onarıma rağmen Devamı » TARSUS (Mersin) ASLİYE (2) HUKUK MAHKEMESİ (TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATI İLE) Davacı ve vekili dilekçe ve
beyanlarında özetle ; 02.12.2005 tarihinde davalılardan ……… Oto Servis ve
tic. AŞ’den 70.183,24- YTL bedel ile dava konusu aracı satın aldığını,
aracı satın aldığı ilk yıldan itibaren arıza vermeye başladığını, ikiden
fazla olarak aynı arıza nedeniyle, dörtten fazla olarak da farklı arızalar
nedeniyle servise verildiğini, Devamı » İSTANBUL 2.
TÜKETİCİ MAHKEMESİ GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde;
müvekkillerinin 14.12.2005 tarihli fatura ile 2006 model ……………….. marka ve
model, duman grisi, ……………… üretim nolu, …………………….. şasi nolu, ………………..
motor nolu, ……………… plaka no’lu otomobili satın aldığını, müvekkilinin aracı
kaportasında bulunan ve tavan, arka kısım, kaput ve diğer muhtelif
yerlerinde ortaya çıkan çok
sayıda kabarıklık ve lekelenmelerin oluştuğunu, direksiyon milli ve
direksiyon kolunda yoğun paslanma olduğunu ve direksiyonda anormal seslerin
oluştuğunu, müvekkilinin bu arızaları sürekli davalı firmaya bildirdiğini,
davalı firmanın aracı incelediğini ve arızaları kendisinin de tespit ettiğini, davalı firmanın
arızaları tespit etmesine rağmen aracı yenisi ile değiştirilmesini kabul
etmediğini bunun yerine sürekli onarım teklif ettiğini,ancak müvekkilinin
aracı yeni ile değiştirilmesini talep ettiğini, bu nedenle Tüketici
Sorunları İI Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu,il hakem heyetince
bilirkişi incelemesinin yaptırıldığını ve incele sonucunda aracın ayıplı
olduğunun ortaya çıktığını, il hakem heyetince aracın ayıpsız misli ile
değiştirilmesi yönünde karar verildiğini beyanla ayıplı ………………. model
otomobilin ayıptan ari İSTANBUL 4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 22.06.2009 tarihli
dilekçesi ile; davacının 29.02.2008 tarihinde davalı ………… servis Tic. Aş
den satın aldığı .. .. …. plaka sayılı …. … .. marka aracın imalattan kaynaklanan gizli ayıp
bulunduğunu belirterek aracın davalılara iadesi ile satış bedeli olan
34.169,99 TL nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle
birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar vekilleri cevap
dilekçelerinde özetle; davacınn talep hakkının zamanaşımına uğradığını ,
dava konusu araçta ayıp bulunmadığını, aracın |
|
|
Ayıplı Araçlarla
İlgili Verilen Uzman Bilirkişi Raporları >> |
|
|
HABERLER:
TÜKETİCİ MEDYA HABERLERİ
Sahte belgelerle
binlerce aracın ülkeye getirilip satıldığı tespitini yapan Ergün, şebekelere
aracılık eden ya da göz yuman 40 memurun işine son verdi. Firmaları savcılığa
vermeye hazırlanan Ergün, vatandaşın kullandığı sahte belgeli binlerce
otomobil ve cipin toplatılacağını söyledi. Bakan, çok sayıda otomotiv
firmasını yüklü cezaların beklediğini açıkladı.
ÜÇ YOLDAN SAHTECİLİK
Bakan Ergün’ün verdiği bilgilere
göre, ithal oto sahteciliği üç farklı yöntemle gerçekleştirilmiş. İşte tespit
edilen üç yöntem:
1-Çeşitli ülkelerde kullanılmış eski araçlar,
sahte belgelerle Türkiye’ye sıfır araç gibi getirildi.
2- Avrupa ülkelerindeki cipler,
Türkiye’ye ‘hafif ticari araç’ belgeleriyle sokuldu. Böylece bu araçlara daha
az vergi ödendi.
3- Üretim için gerekli olan ‘tip onay
belgeleri’, uluslar arası yetkili kuruluşlar tarafından onaylanmış gibi sahte
belge düzenlendi.
CNN TURK
11.08.2010 21:00
İşçiler İçin Adalet Çağrısı
Bilinmelidir
ki alınteri ile hayatı yaratan emekçilerin haklarını gözetmeyen bir rejim,
demokrasi değildir. Emekçilerin insanca yaşam koşulları için ekonomik
haklarını korumayan bir devlet sosyal devlet değildir. Emekçilerin adalet
arayışına çözüm olmayan bir devlet hukuk devleti hiç değildir.
Son
krizin yükü büyük ölçüde işçilerin sırtına yıkılmıştır. Kriz gerekçesiyle
işten atmalar kitlesel hale gelmiştir. Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler,
hak gaspları, sendikal örgütlülüğün engellenmesi gibi pek çok işçi sorunu
birikmiştir.
Dava
yürütme süreçlerinin pahalı, adaletin erişilebilir olmaktan uzak olması
nedeniyle, işçilerin önemli bir kısmı davasını Mahkeme’ye taşımamaktadır.
Buna rağmen yaşanan büyük hak gaspları, adalet arayışında onbinlerce işçiyi
Mahkeme kapılarına getirmiştir.
Anayasada
belirtilen sosyal hukuk devleti ilkesinin gerçekleşmesi; ekonomik olarak
güçsüz durumda bulunan işçinin adalet arayışının hem ucuz olmasını, hem de
yargılamanın hızlı olmasını gerektirmektedir. TMSF’ye devredilen bankalar
için davalar harçsız açılırken, mağdur durumdaki işçiden yüksek harçlar talep
edilmektedir.
Bugün
onbinlerce işçinin adalet arayışı, Mahkemelerdeki dava yığılması nedeniyle
fiilen ortadan kalkmış durumdadır. HSYK tarafından bu Mahkemelerin 1 yıl
içindeki ortalama dosya sayısı 1000 olarak belirlenmiş iken, fiilen
Mahkemelerin dosya sayısı 2000’lere yaklaşmış, bazı yerlerde 3000’leri geçtiği
de görülmüştür. AB ülkelerinin ortalaması ise 200’dür. Bunun sonucu olarak;
• 2
ay içinde bitirilmesi gereken işe iade davalarının sonuçlanması Yargıtay
süreci hariç olmak üzere bir seneyi bulmaktadır. Bu nedenle davalar pratikte
işçiye fayda sağlamadığı gibi, işveren yönünden de caydırıcılığı ortadan
kalkmaktadır. Örneğin Sinter Metal işçilerinin 14 aydır devam eden işe iade
davası sonuçlanmadığı gibi 1 Martta yapılan duruşmasında Ağustosa, yani 6 ay
sonrasına ertelenmiştir.
•
İşçinin hizmet tespiti, kıdem-ihbar tazminatları, fazla mesai, tatil
ücretleri ve maaş gibi alacaklarına ilişkin davaların neticelenmesi ise
Yargıtay süreci hariç 2 yılı geçmektedir.
• İş
Mahkemeleri yılda 2, en çok 3 duruşma yapabilmekte, Yargıtay’a giden dosyalar
1 yıldan önce dönmemektedir, bazen Yargıtay’dan dönüş süresi 2 yılı da
geçmektedir. Bu süre içinde yeni bir işe girmemiş olan işçi ekonomik olarak
tükenmekte, dava kendisine yük haline gelmektedir.
İşçilerin
ve onların hak arayıcısı durumundaki avukatların, Mahkemelerin yükü bunca
artmasına rağmen çözüm üretmekten sorumlu olan kurumlar bu soruna herhangi
bir yaklaşım göstermemektedir.
Meclis’i
işçilerin yaşadığı krize çare olabilecek gerçek bir işgüvencesi, işsizlik
koruması ve adalete erişimi ücretsiz hale getiren yasal düzenlemeler yapmaya
çağırıyoruz.
Hakimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Adalet Bakanlığı bir an önce yeni İş
Mahkemeleri ve iş davalarını inceleyecek yeni Yargıtay Daireleri kurmak, bu
Mahkeme ve Yüksek Yargı organlarına ilgili atamaları yapmak görev ve
sorumluluğunu yerine getirmelidir. Meslek örgütlerimiz Barolar ile Türkiye
Barolar Birliği’ni hem işçilerin hem meslektaşlarımızın bu büyük sorununun
çözümünün takipçisi olmaya çağırıyoruz.
DEMOKRASİ
İÇİN HUKUKÇULAR
ÇAĞDAŞ AVUKATLAR GRUBU
TEKEL İŞÇİLERİNİ ZİYARET ETTİ.
|
|
|
Avukat Yusuf Ayık Pangaltı, Ergenekon
Caddesi Tavukçu Fethi Sokak Rotondo Han N.2 K:5 D.16 34380 Şişli/İSTANBUL Kroki
için tıklayın>> |