Tüketici Hakları

Dikkat: Aşağıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

 

ANASAYFA      AYIPLI MALDA TÜKETICININ TERCIH HAKKI     AYIPLI KONUTTA TÜKETICI HAKLARI       TÜKETİCİ MAHKEMESİ KARARLARI       İLETİŞİM

 

 

AYIPLI MAL DAVALARI

İLE İLGİLİ ÖRNEK

YARGITAY KARARLARI:

İlk arızada ayıplı malı iade ile ödediği paranın tahsilini isteyen davacının talebi haklıdır:

 

ÖZET : Davacının, davalı otomotiv şirketinden satın aldığı otomobilin kısa süre içinde arızalandığını bildirip ödediği bedelin iadesini istemesi ancak davalı tarafından reddedilmesi üzerine gönderdiği ihtarnamenin de kabul edilmemesi sebebiyle aracın iadesi ile ödediği paranın tahsiline karar verilmesini talep ettiği davada, davacının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesine dayanarak, ayıplı çıkan araç ile ilgili tercih hakkını baştan itibaren aracın iadesi ve ödediği paranın tahsili yönünde kullanması karşısında, mahkemece, davacının talebine uygun olarak karar verilmesi gerekir. Tamamı için tıklayınız >>

 

 

Satılan malın ayıbı tüketiciden ağır kusur veya hile ile gizlenmişse iade veya değişim 2 yıllık zamanaşımına tabi değildir:

 

ÖZET : Tüketici yasası ile Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.

Satıcının ayıba karşı sorumlu tutulanların daha uzun bir garanti süresi vermemesi/daha uzun bir süre sorumluluk üstlenmemeleri halinde ayıplı maldan doğan davaların/sorumluluğun ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ancak, satılan malın ayıbı tüketiciden satıcının hile ile/ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı, hükmü yer almaktadır. Tamamı için tıklayınız >>

 

 

 

 

 ÖZET: Davacı, davalıdan nisan 2002 tarihinde satın aldığı peugoet araçla oğlunun 9.6.2002 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kaza sırasında kullanma klavuzunda vaad edilen güvenlik sisteminin çalışmadığını, aracın tamiri için 10.6.2002 tarihinde davalıya teslim edilmesine rağmen aracın henüz tamir edilmediğini ve yeni araç da tahsis edilmediğini ayıplı araç satışının söz konusu olduğunu ileri sürerek yaralanma sebebiyle 1.000.000.000 TL'nin ve tamir süresince araç kirası olarak ödenen 2.950.000.000 TL.nın faiz ile davalıdan… Tamamı için tıklayınız >>

 

 

Ayıplı malın iadesi ile fatura bedelinin tahsili davalarında faizin niteliği ile ilgili makalemiz ve Yargıtay Kararları: “Davacı(tüketici) avans faizi istemekte haklıdır.”

Ayıplı malın iadesi ve fatura bedelinin tahsilinde faizin başlangıç tarihi ve niteliği konusundaki makalemiz ve alınan Yargıtay Kararları : “Davacı, davalıdan olan alacağına dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını istemiştir. Davalıların tacir olması nedeniyle sözleşme konusu alacağında ticari olduğu anlaşılmaktadır. O halde, davacı, alacağını avans faizi ile isteyebilir. Bu durumda, mahkemece, hükmedilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” tıklayınız >>

 

 

 

 

Örnek Karar 1

Örnek Karar 2

Örnek Karar 3

Örnek Karar 4

Örnek Karar 5

Örnek Karar 6

Örnek Karar 7

Örnek Karar 8

 

 

 

AYIPLI MALI İADE EDEREK YENİSİNİ VEYA BEDELİNİ İSTEMEK TÜKETİCİNİN HAKKIDIR

 

                       ÖZET:       Öncelikli şu hususu belirtmeliyim ki; birçok firmanın kullanma kılavuzunda yazdığı gibi ayıplı malın öncelikle tamir için 2 defa servise girmesi, tamiri mümkün olmazsa malın değiştirilmesi v.s gibi bir seçenek tüketicinin tek ve öncelikli seçeneği değildir? Kullanım kılavuzlarında yer alan bu ibare doğru fakat eksiktir. Daha doğrusu tamiri veya değiştirmeyi veya bedel iadesini seçme hakkı firmalara değil tüketiciye tanınmış tercih haklarıdır. Bu konuda birçok mahkeme kararı vardır.  (Bu mahkeme kararlarının bazıları aşağıda ve ektedir)
Tüketici ayıplı mal ile karşılaştığında derhal malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasının iade hakkını ve yine isterse tamir hakkını kullanmakta tamamen serbesttir.
 Ayıplı mal satan firma veya ithalatçı veya imalatçı bu talebi derhal yerine getirmekle yükümlüdür. Aksi halde tüketici mahkemelerine müracaatla ayıplı maldan kurtulabilirisiniz.Mahkeme kararında peşin olarak davacı tarafından yapılan dava masrafları da satıcılara-ithalatçılara  yüklenecektir.

 Avukat Yusuf Ayık foto

                             Av.Yusuf AYIK*

 

               21.yüzyılın gelişen teknolojisi ve bununla birlikte artan, boyut değiştiren ve gittikçe karmaşıklaşan “alış-veriş” ilişkileri beraberinde değişik ve karmaşık hukuki problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sistem hukuku gelişen toplumsal ilişkilere karşı kendini yavaşta olsa geliştirmekte ve dev sermaye şirketlerine karşı bireylere bazı haklar tanımak zorunda kalmaktadır. Bu haklar tabi ki serbest piyasa ekonomisi ve sermaye sisteminin devamı için tanınması mecburi bazı haklar da olsa; kullanılmakta daha cesur davranılarak ve halka anlatılarak yaygınlaştırılmalı ve geliştirilmelidir. Tüketici hakları halkın hak arama mücadelesinin bir parçası olmalıdır.

Bu amaçla ve dev şirketlere karşı yavaşta olsa gelişen bireyin ekonomik hakları çerçevesinde ele alınabilecek tüketici haklarının önemi gün geçtikçe daha da fazla ortaya çıkmaktadır. “Tüketici” olarak koşullandırılan, konumlandırılan ve tanımlanan bireyin, tüketirken almış olduğu mal ve hizmetlerle ilgili ortaya çıkabilecek şikâyetlerini hakka dönüştürebilmek için “tüketici hakları” gerekli görülmüştür.

Tüketici haklarını kullanırken ortaya çıkabilecek problemler nedeni ile genel bir değerlendirme yapmak üzere bu makale kaleme alınmaya çalışılmıştır.

Tüketici hukuku kapsamında da iyi niyet eski Medeni Kanunun lafzı ile “hüsnüniyet” esastır. (M.K.m.2) Tüketici iyiniyetli olmalı ve bu iyi niyetin yanında bu haklılığını ispatlayacak vasıtalara sahip olmalı ve usulüne uygun hareket etmelidir. Yani bazı yasal usullere uymak gerekmektedir. Tüketici hukuku da belirli bir hukuki seremoninin parçasıdır.

 

       Tüketici satın aldığı malın ayıplı çıkması durumunda neler yapmalıdır? 

          Örneğin, alınan mal bir otomobildir ve otomobilin kapısı farklı renkte, tavanı farklı tondadır ya da motordan veya başka bir yerlerden bir takım sesler gelmekte, ya da başka problemler vardır.

Yeni bir mal alındığında alınan mal öncelikle ayıp bulunup bulunmadığı konusunda dikkatlice kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu kontrol esnasında gerektiğinde bir uzmanın yardımı alınması gerekir. Yapılan kontrol neticesinde açıkça görülebilen veya anlaşılabilen problem veya problemler satıcıya derhal bildirilmelidir. Bu bildirimin satın alınma tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde yapılması gerekmektedir. Buna “ayıp ihbarı” diyoruz. Ayıp ihbarının noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü mektupla yapılması şekil zorunluluğu bulunmasa da ispat açısından gereklidir. Peki, süresinde başvurulmazsa ne olur? Yani açıkça anlaşılabilen bir ayıplı mal alındığında 31.gün ayıp ihbarı yapılsa ne olur? Bu bildirim 30 gün içerisinde yapılmadığı taktirde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun “ayıplı malın” ayıbı ile beraber kabul edildiği sonucunu çıkarmaktadır. Yani sessiz kalmak ayıbı kabul etmek anlamına gelmektedir. (Sükut ikrardan gelir!) İşte usulüne uygun davranılması gereken noktalardan birisi budur. Açıkça anlaşılabilen ayıplarda bu süreye uyulmadığı taktirde tüketiciler belki de bütün bir ömür çalışarak edindiği konut, araba, v.s gibi mallarını ayıplı yani defolu olarak kullanmak veya hiç kullanamamak durumunda kalabilmektedirler.
Haklı olmak gerektiği kadar bu haklılığı gerekli bazı sürelerde ve usullerde ileri sürülmesi gerekmektedir.

 

       Ayıplı Malda tercih hakkı tüketicinindir:

       Öncelikli şu hususu belirtmeliyim ki; birçok firmanın kullanma kılavuzunda yazdığı gibi ayıplı malın tamir için 2 defa servise girmesi, tamiri mümkün olmazsa malın değiştirilmesi gibi bir seçenek tüketicinin tek ve öncelikli seçeneği değildir? Kullanım kılavuzlarında yer alan bu ibare doğru fakat eksiktir. Daha doğrusu ayıplı malın ücretsiz onarılması tamiri, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya satışın iptali ile satıcıya ödenen satış bedelinin iadesini isteme seçenekleri firmalara değil tüketiciye tanınmış seçeneklerdir. Tercih hakkı tüketiciye tanınmıştır.
Tüketici malın ayıpsız yenisi ile değiştirme hakkını, ayıplı malı iade ile parasının iade hakkını veya  yine isterse tamir haklarından birisini seçmek ve kullanmakta serbesttir. (4077 sayılı TKHK m.4)
Öncelikli seçenekler ayıplı malın alınması ve yerine hiçbir ücret almadan ayıpsız aynı maldan verilmesi veya ayıplı malın alınarak satış bedelinin aynen iade edilmesidir. Ayıplı mal ilk talepte ayıpsız yenisi ile değiştirilmek mecburiyetindedir. (Bakınız yan tarafta verilen Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 2006/1452 E. 2006/5312 K. Sayılı kararı) Bu kural açısından ayıplı malın 1 lira değerinin olması ile yüz bin lira değerinde olması arasında hiçbir fark yoktur. Malın boyutlarının küçük veya büyük olmasının arasında da hiçbir fark yoktur. Şu firma ile bu firma arasında da bir fark yoktur. Tüketiciler, bazı firmaların "bizim böyle bir uygulamamız yok, verin servise gönderelim veya bırakın tamir edelim, parçasını değiştirelim, fabrikaya geri gönderip, tamir ettirelim, boyattıralım v.s" cevaplarına aldırmamalıdır. Firmalara göre kanunlar farklı değildir. Bilinmelidir ki tercih hakkı tüketicinindir. Bu nedenle tüketiciler haklarını kullanmakta ısrarcı olmalıdır. 
Kural ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi veya ayıplı malın iade alınarak satış bedelinin iade edilmesidir. (4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 4) Bu işlem için ayıplı malın ikiden fazla tamire girmesi ve saire ye gerek yoktur. Hatta tüketici malı tamire verdiği takdirde malın yenisi ile değiştirme hakkını zora sokmuş olmaktadır. Bu durumda tüketicinin tamir hakkını kullandığı kabul edilmekte ve tamir hakkını kullandığında ise malın yenisi ile değiştirilmesi veya bedel iadesi için bir dizi prosedürün gerçekleşmesi gerekmektedir. (24.04.2011 tarihinden önce alınmış mal veya araçlar için aynı arızanın 1 yıl içerisinde ikiden fazla veya farklı arızaların dörtten fazla gerçekleşmesi veya 30 iş günü  (araçlar dışında 20 iş günü) olan azami tamir süresinin aşılması gibi.)

24.04.2011 tarihinden sonra alınmış mal veya araçlarda malın tamirine başlanması durumunda değişim veya bedel iadesi hakkının tekrar gündeme gelebilmesi için ise Tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde en az dört defa veya imalatçı-üretici ve/veya ithalatçı tarafından belirlenen garanti süresi içerisinde altı defa arızalanmasının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması gerekmektedir.  (Değişik bent: 24/04/2011 - 27914 S. R.G. Yön./8. md.) (İş Günü: Ulusal, resmî ve dini bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs ve pazar günleri dışındaki çalışma günlerini, ifade eder.)


               Bu nedenle tüketici satın aldığı ürünü, malı, hizmeti her ne ise derhal kontrol edip var ise ayıplarını tespit etmeli/ettirmeli, teslim tutanağına ayıpları şerh düşmeli veya daha sonra gördüğü ayıplar için vakit geçirmeksizin derhal satıcıya, imalatçı veya ithalatçıya fax, e-mail, iadeli taahhütlü mektup veya noter kanalı ile ihbar etmelidir.

 

                Ayıbı ispat amacıyla tespit için birçok yol vardır. (Satın alınan alın malın servislerinde aracın başında durarak sadece sorunun ne olduğunun tespiti ve bunun yazılı olarak alınması, Hakem heyetlerine müracaat, mahkemeden delil tespiti v.s gibi)

Tüketici bu ihbarda aynı zamanda tercihini de belirtmelidir. Satıcı talebi kabul etmediği taktirde, malın değerine göre Tüketici İl ve İlçe Hakem Heyetlerine başvurulması durumunda maldaki ayıp mutlaka tespit edilecektir.
               Akabinde ise, satın alınan malın ayıplı, arızalı, kusurlu, imalat hatalı v.s olması ve/ya bu durumun sonradan ortaya çıkması halinde (gizli ayıp) direkt olarak Tüketici mahkemelerinde malın değişimi veya bedel iadesi davası açılması da ihtarın etkisini doğurmaktadır.

              Ayrıca tüketici mahkemesi tarafından yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin de ayıplı mal satandan tahsil edilmesine karar verilecektir.

 

        "Hak Arama Kültürü" ve “Bilinçli Tüketici

 

       Kapitalist sistem, ürettiği ürünleri insanlara sunmadan önce ayıplı olup olmadığını ezcümle insan sağlığına uygun olup olmadığını, herhangi bir kaza riski taşıyıp taşımadığını denetlediğini iddia etse de, özellikle Türkiye'de tüketicilerin haklarını doğru yöntemlerle aramamaları nedeni ile piyasaya ayıplı mal arzı çok fazladır. Otomobiller ayıplıdır, makineler ayıplıdır, bilgisayarlar ayıplıdır, hatta konutlar bile ayıplıdır. Bu ayıplı mallar maddi kayıplara neden olmanın yanında insan sağlığını tehlikeye sokar boyutlara dahi ulaşmaktadır. Fakat ayıplı çıkan bir malla karşılaşan vatandaş en fazla ayıplı malı aldığı yere veya servise götürüp tamir edilmesini beklemektedir. Bu tamirlerinde birçoğu düzgün yapılmamakta “üretim hatalı olan malın” tamiri ile tüketici oyalanmakta ve garanti sürelerinin dolması sağlanmaktadır. Tüketici de bir süre sonra bu ayıplı malı bir başka kişiye satarak v.s bir şekilde elden çıkarmaya uğraşmakta ve "kandırma zinciri" bu şekilde devam etmektedir. Oysa ayıplı çıkan malın -ister açık ayıp olsun ve derhal fark edilsin, ister gizil ayıplı olsun ve 1 kaç sene sonra ortaya çıksın- bu ayıp nedeni ile satıcıya başvuran ve ayıplı malın derhal değiştirilmesini veya ayıplı malı iade ile satış bedelinin geri alınmasını talep eden tüketici sayısı çok azdır. Talep eden olsa da satıcıların kıvrak zekası ve ısrarı ile tüketici kandırılarak bu talebin yasal olarak mümkün olmadığına ikna edilebilmektedirler. Oysa bu konuda kararlı olan ve üretim hatasından kaynaklanan ayıpla karşılaşır karşılaşmaz derhal ve ilk talepte ayıplı malın ayıpsız yenisi ile değişimini veya ayıplı mali iade ile ödenen satış bedelinin iadesinin sağlanması gerektiğini belirten bir çok Yargıtay Kararı bulunmasına rağmen, bu hak kullanılamamaktadır. (Bakınız aşağıdaki Yargıtay Kararı) Türkiye'de "hak arama kültürü" yaygınlaşmaması ve "ne uğraşıyorsun kardeşim mahkeme kapılarında" anlayışı yaygın olduğu için memleket ithalatçılar, üreticiler ve satıcılar için ayıplı mal cenneti durumundadır.

 

           Ayıplı Malın İadesi Ve İhtarname Sorunu

 

           Ayıplı mal ve özel olarak da ayıplı araçlarla karşılaşan tüketicilerin “bedel iadesi” veya “ücretsiz değişim” haklarının doğabilmesi İçin ayıplı aracı ithalatçı, servis veya bayiine teslim ve iade etmesi koşulunun bulunup bulunmadığı hususu yargısal uygulamada tereddüt yaratmıştır. Yargıtay ilk zamanlarda aracın iade edilebilmesi ve bedel iadesi talep edilebilmesi için aracın fiilen iade edilmesi şartının aramakta ve bu koşul davadan önce yerine getirilmemiş ise ancak “satış bedelinden indirim” veya “ücretsiz tamir” hakkının kullanılabileceğini fakat ayıplı malı-aracı iade ile bedelinin tahsilinin mümkün olmadığına karar vermekte idi.

Servis, bayii ve ithalatçıların ayıplı aracı kendiliklerinden teslim almayacağı bir gerçek iken bedel iadesi için aracın iade edilmesi şartını aramak, tüketiciye yerine getiremeyeceği bir sorumluluğu yüklemek anlamını taşımakta idi. Çünkü hiçbir bayii, servis veya ithalatçı “evet benim yoğurdum ekşi” yani malım ayıplı diyerek ayıplı aracı teslim ve iade almamaktadır. 

Bu nedenle Yargıtay daha sonraki senelerde bu yanlıştan dönerek ayıplı aracın iadesi ve bedelinin tahsili davalarında “aracın fiilen davalılara iadesi edilmiş olması” koşulunu aramaktan vazgeçmiştir. Yani araç dava sonuna kadar tüketicide bulunsa dahi malın iadesi ve bedelin tahsili talep edilebilmektedir.

İhtarname hususuna da değinmekte yarar vardır. İhtarnamenin önemi “açık ayıplarda” ortaya çıkmaktadır. Yani malın teslim alınmasının hemen akabinde ortalama zekaya ve yeteneğe sahip normal bir insanın açıkça görüp teşhis edebileceği nitelikte bulunan ayıpların teslimden 30 gün içerisinde satıcı, bayii, ithalatçının birine veya birkaçına ihbar edilmesi gerekmektedir. Fakat “gizli ayıplarda” yani kullandıkça ortaya çıkan veya baş gösteren veya görülebilen ayıplarda böyle bir kesin süre yoktur. Ancak gizli ayıbında öğrenilmesinden itibaren “derhal” satıcıya bildirilmesi, yani ayıp ihbarının yapılması gerekmektedir. Aksi halde ayıbın ortaya çıkmasından uzun sure sonra açılan davalarda uzun sure ses çıkarılmayıp daha sonra dava açılmasının “hakkın kötüye kullanılması” olacağı itirazı ortaya çıkacaktır.

         Aşağıdaki Mahkeme Kararları makalemizin özünü oluşturan ayıplı malın iadesi ve ayıplı mala ödenen satış bedelinin tahsili ile ayıplı malın ayıptan ari misli ile değişimi ile ilgilidir. Tüketici hukuku alanında yapılacak olan çalışmalar için örmek olarak verilmiştir.

 

 

 

 

AYIPLI MAL (araç-otombil) DAVALARI İLE İLGİLİ
TÜKETİCİ MAHKEMESİ KARARLARI

 

                 T.C.

            İSTANBUL

4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO       : 2009/130 Esas

KARAR NO  : 2009/338

 

HAKİM          :

KATİP           :

 

DAVACI       : 

VEKİLİ          :

                     

DAVALILAR           : 1- ………..OTOMOTİV İTH. VE DAĞ. A.Ş.

                          

                          2- ………..OTO SERVİS VE TİC AŞ

                          

VEKİLİ          : 

DAVA            : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ        : 03/03/2009

KARAR TARİHİ      : 11/09/2009

 

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

          GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

 

Mahkememizce oluş ve delillere uygun bilirkişi raporuna itibar edilmiş, davalılar vekilinin bilirkişi raporuna yönelik soyut ve dayanaksız itirazları red edilmiştir.       

          Araçtaki ayıbın sorumlusu da satıcı, ithalatçı ve üretici firmalardır olayda 4077 sayılı yasanın 13. ve buna dayanılarak çıkartılan tebliğin 14. ve 6. maddesindeki koşulların oluştuğu sonucuna varılarak, Davanın kabulü ile dava konusu 34 … … plaka sayılı … marka 320İ tipi 2008 model aracın ayıplı olduğunun tespitine,ayıplı aracın davacı tarafından davalı satıcı firmaya iadesine,davacının ayıplı mala ödediği 92.103.25 TL nin aracın iade tarihinden itibaren değişken reeskont faiz oranı uygulanmak sureti ile hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.

          HÜKÜM : Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 

          1- Davanın kabulü ile dava konusu …. aracın ayıplı olduğunun tespitine,ayıplı aracın davacı tarafından davalı satıcı firmaya iadesine,davacının ayıplı mala ödediği 92.103.25 TL nin aracın iade tarihinden itibaren değişken reeskont faiz oranı uygulanmak sureti ile hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

………

          Dair davacı vekili ile Davalılar vekilinin yüzlerine karşı  Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2009

 

Katip 103340                                                                    Hakim 26004

 

 

 

 

            T.C.

    YARGITAY

13. Hukuk Dairesi

 

ESAS NO      : 2010/8978

KARAR NO : 2010/12399  Y A R G I T A Y   İ L A M I

 

 

 

             Aydın Öztürk vekili avukat Yusuf Ayık  ile 1-…. Oto Dağ. A.Ş 2-…….Oto Tic. A.Ş vekili avukat ………. aralarındaki dava hakkında İstanbul 4.Tüketici Mahkemesinden verilen 11.9.2009 tarih ve 130-338 sayılı hükmün Dairenin 14.4.2010 tarih ve 2009/14187-2010/5070 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

 

                       KARAR

 

           Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, ve aynı kanunun 442 maddesi hükmünce 172.00 (Yüzyetmişiki) Lira para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.                   

                                          

      Başkan                      Üye                      Üye                     Üye                  Üye

      A.Alkan             F.E.Kabasakal             H.Kara                 N.Şatır            M.Duman         

               

 

 

 

lira  

35.50  TL  RH.

35.50  TL  PH.

 0.00  TL  Kalan

 

Okundu.                                            H

 

 

 

T.C

İSTANBUL

6.TÜKETİCİ MAHKEMESİ

 

 

Karar Özeti:




Dava konusu olan araç ilk kez arızalanmış ve servise başvurularak tamiri yönünde işlem gerçekleştirilmiştir. O halde davacı 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasa ile değişik 4 maddesinde kendisine tanınan seçimlik haklardan onarım hakkını kullanmıştır. O nedenle bu maddeye göre değişim talebinin kabulü mümkün değildir. Somut olayda 4077 sayılı yasanın 13 ve Tebliğin 14. ve 6.maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Bilirkişiler raporlarında halen devam eden arızanın önemli olmadığını belirtmişlerse de, kullanım hatasından meydana gelmediğini ve ayrıca ayıp niteliğinde bulunduğunu da belirtmişlerdir. Satıcı, üretici-imalatçı, genel dağıtıcının sorumluluğu aracın satımı ile sona ermemektedir. Araçta herhangi bir arıza ortaya çıktığında arıza nedenini doğru şekilde ve kısa sürede tespit edebilecek ve arızayı gidererek tüketiciye aracı ayıptan ari olarak teslim edebilecek nitelikte servis istasyonları kurmak zorundadır. Somut olayda kullanıcı hatasından meydana gelmediği ve ayıp niteliğinde olduğu belirtilen arız çeşitli kereler servis hizmeti alınmasına ve iki kez yol bilgisayarının değişmesine rağmen giderilememiştir. Bu arıza yol emniyetini engelleyen bir arızdır. Arıza halen giderilememiştir. O halde 30 günlük tamir süresi de aşılmış olmaktadır. 4077 Sayılı yasanın 13.maddesi ve tebliğin 14 ve 6.maddelerindeki koşullar oluşmuştur. Davanın kabulü ile aracın yenisi ile değiştirilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

1-) Davanın kabulü ile dava konusu … aracın aynı model ve nitelikte "0" km. yeni bir araç ile değiştirilmesine, davacıda bulunan aracın davalı tarafından geri alınmasına, … ilişkin Yargıtay Yolu açık olmak üzere verilen karar ----- açıkça okunup usulen anlatıldı.

Yukarıda verilen karar Yargıtay 13.Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir.

 

 

 

 

 

                   T.C.

            İSTANBUL

2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ


Karar Özeti:

                        … tüm delillere göre dava konusu aracın Sunroof mekanizmasının normal çalışmadığı garanti süresi içinde 3 kere servise götürülmesine rağmen arızanın giderilemediği, araçtaki Sunroof arızasının kullanım hatasından kaynaklanmadığı,imalat ve montaj hatasından kaynaklanabileceği, mevcut haliyle kendisinden beklenen nitelikte kullanılmasının mümkün olmadığı,aracın bu haliyle gizli ayıplı olduğu anlaşılmış olup somut olayda 4077 sayılı yasanın 13.ve buna istinaden çıkarılan tebliğin 14.ve 6.maddesindeki şartların oluştuğu anlaşıldığından taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile aracın ayıplı olduğunun tespitine ve ayıplı aracın davalı tarafından davalı satıcı firmaya iadesiyle aracın aynısı ve 0 km`de yenisiyle davalı tarafından değiştirilmesine dair takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur
1. Davanın KABÜLÜNE,
2. …………………. Plakalı Model ………..marka ……………….. model aracın davacı tarafından davalı satıcıya İADESİNE ve aracın ve 0 KM, de yenisi ile dava tarafından değiştirilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden Harçlar kanunu gereğince hesaplanan 1.566,00YTL harcı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3. Davacı tarafça yapılan Toplam ……………………….. YTL mahkeme giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4. Avukatlık ücret tarifesi gereğince davacı vekili için tayin ve taktir olunan …………… YTL Ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve bunun sonuçlarına ilişkin yasa yolu açık olmak üzere davacı asil ve vekili ……….. ile davalı vekili Av. …………..,in yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2006

 

Mahkeme kararları Yargıtay 13.Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir.

TÜKETİCİ MEDYA HABERLERİ

 

 

 

 

TV PROGRAMLARI

 

FOX TV
Tarih : 25.03.2008
Saat : 09:50

 

cnn türk | izlesene.com

 

CNN TURK
Tarih : 11.08.2010
Saat : 21:00 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                              Diğer Tüketici Mahkemesi Kararları>>

Ayıplı Araçlarla İlgili Verilen Uzman Bilirkişi Raporları >>

 

 

                                                        Av. Yusuf Ayık

                            Adres:  Osmanbey, Halaskargazi Cad. Küçükbahçe Sok. Topdemir İş Merkezi N.29 K.3 D.18-19       ŞİŞLİ/İSTANBUL

                           Tel:   +90 212 291 05 36 - +90 212 291 05 38 - +90 532 223 52 25  e-posta: avukatyusufayik@gmail.com, ayikyusuf@gmail.com

ile

               

 

 

                 2012©- Her Hakkı Saklıdır.

 

http://beta.easyhitcounters.com/counter/index.php?u=www.yusufayik.av.tr